GÜNDEM
Giriş Tarihi : 13-02-2021 17:34   Güncelleme : 13-02-2021 17:34

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MÜJDEYİ AÇIKLIYOR!

Cumhurbaşkanı müjdeyi açıklıyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MÜJDEYİ AÇIKLIYOR!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pazartesi günü güzel haberler vereceğini açıkladı ve Çarşamba gününü işaret etti. Erdoğan o günkü açıklamasında, "Çarşamba günü Millet sesleniş konuşmamız izlenenizi tavsiye ediyorum Görüntülü Millete Sesleniş'te inşallah sizlere birçok güzellikleri göstereceğiz." dedi.

ERDOĞAN AÇIKLAMA YAPIYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'na geldi ve kürsüye geçerek açıklamada bulunmaya başladı. İşte Erdoğan'ın açıklamaları ve canlı yayın:

Yeni anayasa teklifimizi kabine toplantısının ardından milletimizle paylaştık. MHP'nin bu teklife olumlu bakmasıyla Türkiye, tarihinde ilk defa sivil bir anayasa hazırlama, gerçek bir özgürlük ortamında milletin şansına sunacak.

Tek parti döneminin faşizminin ardından, daha sonra darbe anayasalarının yol açtığı durumların faturası ağır oldu. Milli iradenin etkisini sınırlayan bu anayasaların ruhuna sinen çarpıklık, tüm değişikliklere rağmen giderilemedi. Milletin desteği ile sağlanan uzun süreli iktidar dönemleri de bu sıkıntıları gideremedi.

Adını utanmadan koydukları Cumhuriyet Mitingleri ile saldırlara şahit olduk. Demokrasiye alenen saldıran kişilerin siyaset kurumuna ve Yüce Meclise nasıl ayar vermeyi düşündüklerini unutmadık. Partimize dava açıldığında yardım etmek yerine dava dosyasına belge yetiştirenleri unutmadık. Son 7-8 yıl içinde sayısız işgal girişimi ile karşı karşıya kaldık. Teröristin sinsiliği, alçaklığının hepsini yaşadık. Hamdolsun bu saldırılar paramparça oldu. Bir yandan istiklalimize sahip çıkarken bir yandan da sorun üreten yönetim sistemini de düzenledik.

15 Temmuz sonrası Cumhur ittifakı olarak ülkemizi yeni bir yönetim sistemine kavuşturduk. Sürekli reformlarla iyileştirme çalışmalarımıza rağmen darbe anayasası önümüze çıktı.

Adalet Bakanlığımızca hazırlanan yargı reformunda da anayasanın sorunlarına şahit olduk. Yapılan kapsamlı çalışmalarla bununla yüzleştik. Elbette mecliste yürütülen pek çok çalışmada da bu gerçek karşımıza çıktı. 

Çoğunluk bizde iken tüm partilerden eşit üye ile komisyon kurduk. Bu samimi adımımız CHP'nin sorunları yüzünden akamete uğradı. Tekrar bu hususu değerlendirmeye aldık. Darbe girişimi şokunu henüz üstünden atamayan Türkiye için konuyu gündeme getirmedik. Bugün vesayetin gücünü kırmış, hem uluslararası ortamda özgürce hareket etme iradesini ortaya koymuş bir Türkiye var. Yani yeni anayasayı konuşmak ve hazırlamak için şartlar gayet uygun.

Anayasalar doğaları gereği, mümkünse tamamının desteğini alması gerekmektedir. Bu da yeni anayasanın tüm ülkedeki kişileri bünyesine alan bir şekilde olabilir. Bu konuda birikim ve tecrübe sahibi olduk. Reform çalışmalarımız bize , yeni anayasa hazırlıklarında yol gösterecektir. Tercihimiz tüm siyasi partilerin bu süreç içinde yer almasıdır. Bunun için sonuna kadar samimi gayret göstereceğiz. 

Ancak kimi siyasi partiler kendini sürecin dışında tutsa bile biz milletin tüm kesimleri ile konuşarak tüm kesimlerin sürecin içinde olmasını temin edeceğiz. Bunu için sonuna kadar herkesimle gereken istişareleri yaparak , yeni asrın ihtiyacını karşılayacak anayasa metni ortaya çıkarmalıyız. Bu öyle bir metin olsun ki TC'nin 15. 200. yılları kutlanırken bu tarihi dönüm noktası olarak gösterilsin. Tüm dünyada örnek gösterilsin. Diğer toplumlara da ilham versin. 

Bu konuda en önemli görev TBMM'ye onunla birlikte Cumhur ittifakımıza, AK Parti grubumuza düşecektir. Sizden bu sürece sahip çıkmanızı istiyorum. 

Yeni anayasamızın şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Türkiye olarak hem sağlık alt yapımızı hem sistem gücü, hem de aldığımız tedbirler sayesinde bu süreci nispeten daha az hasarla atlatıyoruz. Özellikle batılı ülkeler, salgınla baş etmekte zorlanırken biz salgın sonrası döneme başladık.

SALGINDAN OLUMSUZ ETKİLENENLER

Salgından olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı biliyoruz. Bunların çözümü için yeni destek programları geliştiriyoruz. Devletin tüm imkanlarını harekete geçirdik. Bizim polisimiz, bekçimiz , jandarmamız, öğretmenimiz, imamımız, vatandaşın evine kadar giderek onlara yardımcı oluyor. Sosyal koruma kapsamında vatandaşlara verilen destekler 51 milyar lirayı geçti. 

Doğrudan veya dolaylı olarak 100'lerdce milyar liralık kaynağı milletin hizmetine sunduk. Hazinemiz hamdolsun tamamen esnafımızın ve milletimizin emrindedir. Bay Kemal bunları takip edemiyorsa ben ne yapayım. Biz kasadan çıkanları nereye gittiğini biliyoruz. Yatırım projelerini de ihmal etmiyoruz. 

Sağlıkta sadece salgın döneminde hizmete açtığımız hastaneler bile pekçok ülkenin toplam kapasitesini aşıyor. Ulaşım ve enerjide geldiğimiz seviyeyi herkes takdir ediyor. Toplu konuttan çevreye spordan kültür sanata, her alanda, işte daha geçen hafta Elazığ depreminden sonra 1 yıl dolmadan oradaki ilk etabı biten konutların teslim töreni için Elazığ'daydık. Yıl sonuna kadar kalanları da bitireceğiz. 

"Kıbrıs meselesi ortak davamızdır. Rum yönünün kanlı saldırıları sonrası bir rta yol bulunamadı. 1971 yılı sonuna kadar ilk görüşmeler sürdü. Türkiye ve Yunanistan'ın da katılımı ile düzenlenen görüşmeler daha sonra Rum Yunan darbesi ile son buldu. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ve ondan sonra KKTC kuruldu. Bu süreçte de müzakereler kesintili de olsa devam ediyordu. Egemenliğini kuzeye de yaymaya çalışan rum kesimi devlet yapısını da bu şekilde sürdürdü. 1970'li yıllarda iki kesimli topluluğu kabul etmeyen yine Rumlardı. Amaçları bu süreçte Kıbrsı Türk tarafının elde edeceği hakları, Türkiye'nin üye olmadığı AB'den aşındırarak adayı tek başına yönetmek.

Annan ile Davos'ta bunu görüştük. Kendisi 4 kez bu işe girdiğini ama başaramadığını söyledi. Bu sefer de başaramayabilirim dedi. Dedi ki eğer siz bana söz verirseniz bu işe girerim. Ben de dedim ki Türk tarafından olumsuz bir şey kesinlikle görmeyeceksiniz. Biz her zaman bir adım önde olacağız. Ve toplantılarımızı İsviçre'nin Burganstok , dağ yamacındaki yer. Orada sürdürdük. Toplantılara katılıyoruz. AB'den temsilciler var. Alman bu toplantılara gözlemci olarak katıldı. Çalışmalardan sonra sonunda yine onlar kayış attı Rumlar. Tabi Kofi Annan dedi ki ben söz verdim. Buradan bu işi bitirmeden ayrılamayız dedi. Bir referandum yapmamız gerekiyordu. Rumlar kayış atınca, referanduma gittik. Türk tarafı olarak yüzde 75 EVET dedi. Rumlar ise yüzde 60 hayır dedi. Tüm bunlara rağmen Güney Kıbrıs AB'ye alındı KKTC ise alınmadı. Bunlar hiçbir zaman sözlerinde durmadı. Şimdi ben açıklama yapıyorum. Miçotakis ile görüşebilirsiz dedim. Bir de baktım Miçotakis meydan okuyor. Şimdi sen meydan okuduktan sonra biz seninle nasıl bir araya gelelim. Eğer barış arayışşın varsa bana meydan okuma Haddini Bil. Türkiye dimdik ayaktadır ve gereğini yapar."

Erdoğan yaptığı açıklamada Kıbrıs'ta iki devletli bir sistem olacağını söyledi.